Politika

İskandinavya’dan Karayiplere, Kâtiplikten Bakanlığa

12.08.2020 7 dk okuma

Dün akşam -daha önce izlediğimi sandıysam da izlememiş olduğum- En Man Som Heter Ove (Ove adında bir adam) adında İsveç yapımı bir film izledim. Çoğu sahnede Schubert’in Piano Trio №2’sinin -benim de çok sevdiğim- ikinci bölümü bize İskandinavya’nın soğuk havasıyla birlikte eşlik etti. Film bitse de zihnimde bu parça yankılanmayı sürdürdü. Sonra anımsadım, 2008 yapımı mini dizi olan John Adams’ta da olukça soğuk bir sahnede bu parça çalmıştı.

Amerika Birleşik Devletleri’nin ilk başkan yardımcısının hayatını konu alan bu dizi tam da aklıma gelmişti ki neredeyse aynı vakitlerde ajanslara Demokrat Başkan Adayı Joe Biden’ın başkan yardımcısı adayını açıkladığı bilgisi düştü.

Hayır, günlük politikayı ısrarla bu köşenin dışında tutmaya devam edip, ABD’nin ilk kabinesine geri dönüyoruz ve enteresan bir adamı mercek altına yatırıyoruz: Birleşik Devletler’in İlk Hazine Bakanı Alexander Hamilton.

1757 doğumlu Hamilton, o dönem İngiliz sömürgesi olan Boston’a on altı yaşındayken Batı Hint Adaları’ndan gelmiş ve eski hayatından için şöyle demişti:

“Bir katip ya da benzeri bir insanın düşük hayat seviyesi içerisinde günlerimi geçirmek istemiyordum… Toplumsal konumumu yükseltmek için, karakterimi olmasa bile hayatımı seve seve riske attım… Yani istikbalimi hazırlamak için.”

Gençlik yaşlarından itibaren kamusal meselelerle meşgul oldu: Mitinglerde konuştu, bildiriler hazırladı… Bağımsızlık Savaşı sırasında George Washington’ın ordusuna dahil olmuş ve 1787’de kongreye seçilmişti. Bağımsızlık Bildirgesi’nde de imzası bulunan Hamilton, Maliye Bakanı olmuş, Amerika Birleşik Devletleri’nin ekonomik modelini bizzat oluşturmuştu. Önlenemeyen yükselişini, Federalist Parti’yi kurarak devam ettirdiyse de aday olduğu 1796 ve 1800 seçimlerinde galibiyet elde edemedi.

Karayipler’de, sefaletin pençesindeki ufacık bir adadan, gencecik yaşında bir başına göç ettiği ülkenin kurucu kabinesinde bulunmak ve hatta başkan olmak için yıllarını harcadıysa da dönemin Başkan Yardımcısı Aaron Burr ile yaptığı düelloyu kaybeder ve 47 yaşında hayata veda eder.

Elimizde, öteki tarafla iletişim kurabileceğimiz bir cihaz olduğunu ve Hamilton’la konuştuğumuzu farz edin. Bize muhtemelen artık sivri dilli birisi olmadığını, düellolara sıcak bakmadığını ve yaşayacak bir 47 yılı daha olmasını istediğini söylerdi.